Türk Bayrağı ve Milli Marş


Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı kırmızı zemin üzerindeki ay ve yıldızdan oluşur. İlk kez Osmanlı Devleti tarafından 1844 yılında kabul edilen ay yıldızlı bayrak, 1936 yılında Türkiye'nin ulusal bayrağı olarak kabul edilmiştir.  Türk halkı, Türk Bayrağının kırmızı rengini bağımsızlık uğruna mücadele eden şehit ve gazilerin kanından aldığına inanır. Bu sebeple Türk Bayrağına saygı duymak ve sözlü, yazılı veya herhangi bir başka şekilde hakaret etmemek gerekir.  Türk bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz. Ayrıca masalara ve kürsülere, örtü olarak serilemez, oturulan veya ayakla basılan yerlere konulamaz ve elbise şeklinde giyilemez. Türk Bayrağı, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yurt dışı temsilciliklerine ve deniz vasıtalarına çekilir. Yurt içinde ve yurt dışında yetkililerin araçlarına takılır. Yanı sıra milli bayramlarda ve özel günlerde Türk halkı tarafından ev ve iş yerlerinde sıklıkla asılır. Türk Bayrağı, milli yasın ilan edildiği günlerde yarıya çekilir.




Türkiye Cumhuriyeti’nin milli marşı “İstiklal Marşı”dır. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1. Dünya savaşı sonrasında verdiği bağımsızlık mücadelesi sırasında kaleme alınan İstiklal Marşı, Kurtuluş Savaşı sırasında milli bilinci güçlendirmek, bağımsızlık coşkusunu arttırmak amacıyla, bağımsız bir ülke olmanın gereği olarak yazılmıştır. Türk Şair Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı, Osman Zeki Üngör tarafından bestelenmiştir. İstiklal Marşı, resmî tören, geçit ve bayramlarda, resmi karşılama ve uğurlama törenlerinde, bayrak çekme ve indirme törenlerinde, yabancı ülke temsilcilerinin kabulünde, ulusal ve uluslararası spor karşılaşmaları öncesinde, askeri birlik, okul ve kurumlarda yapılan törenlerin başlangıcı ve benzeri durumlarda söylenir.  On kıtadan oluşan İstiklal Marşı’nın resmî törenlerde okunan ilk iki kıtasının sözleri şöyledir;

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.