Göç İdaresi Başkanlığı Hakkında

Ülkeler arasında artan insan hareketliliğiyle uluslararası bir nitelik kazanan göç olgusu, sadece göç alan devletlerde değil, küreselleşmenin hissedildiği tüm coğrafyalarda siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele alınan bir konu ve uluslararası çalışma alanı hâline gelmiştir. Söz konusu insan hareketleri, çeşitli nedenlerle ülkelere giriş ve ülkelerden çıkış yapan, vatandaşı oldukları veya yaşadıkları ülkelerden ayrılarak diğer bir ülkeye göç eden, orada yerleşen, iş kuran veya koruma talep eden yabancıların yanı sıra göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti gibi örgütlü suçlarla doğrudan bağlantılı olan düzensiz göçü de kapsamaktadır.

Anadolu toprakları jeopolitik konumu itibariyle sahip olduğu doğal köprü göreviyle, göçmenler için tarih boyunca hem geçiş güzergahı hem de hedef bölge olmuştur. Osmanlı döneminde de çeşitli kitlesel göç hareketinin yaşandığı Anadolu toprakları, cumhuriyet dönemi sonrasında göç alan ülke pozisyonunu her geçen gün arttırmıştır. 

Son dönemde Türkiye’nin artan ekonomik gücü, gelişen sosyal ve kültürel koşulları ülkemize yönelik göç hareketleri için arttırıcı bir unsur oluşturmuş ve Türkiye’yi “hedef ülke” haline getirmiştir. Bunun en somut örneği, ülkemize çeşitli amaçlarla gelen yabancıların sayılarında görülen dikkate değer artıştır. 

Tüm bu sebeplerin yanı sıra, son yüzyılda ekonomik, sosyal ve siyasal sebeplerle kitlesel göç hareketlerinde ciddi artışlar yaşanmış ve göç olgusu ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliği ve koordinasyon gerektiren, çok boyutlu bir kimlik kazanmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda Türkiye’ye yönelik artan göç hareketine bağlı işlemleri yerine getirmek, etkin bir göç yönetim politikası oluşturmak, göç konusunda strateji ve güncel politikaları geliştirip uygulamak amacıyla göç konusunda uzmanlaşmış bir kuruma ihtiyaç duyulmuştur. Bu doğrultuda hazırlanan 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve bu kanunla birlikte göç sorunlarının etkin yönetimini sağlamak amacıyla Göç İdaresi Başkanlığı kurulmuştur. 

6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, iltica ve göç yönetimini sağlam bir yasal zemine oturtarak göçmenlerin ve uluslararası koruma arayanların haklarının teminatı olmuştur. Bu Kanunla göçmen ve mülteci haklarının yasal çerçevesi uluslararası standartlara uygun hale getirilmiştir. Uluslararası bir sorun hâline gelen düzensiz göçle mücadelenin hukukî alt yapısının güçlendirilmesi ve etkinleştirilmesi; düzenli göçte ise bürokratik işlemlerin olabildiğince azaltılarak tutarlılık ve güvene dayalı bir göç yönetimi anlayışının hâkim kılınması sağlanmıştır. Bu sayede, insan hakları temelinde, özgürlük ve güvenlik arasındaki hassas dengenin korunduğu, uluslararası insan hakları normlarına ve AB müktesebatına uyumlu, göç alanında ihtiyaç duyduğumuz hukukî, idarî ve fizikî alt yapıya uygun etkin ve yönetilebilir bir göç sistemi kurulmuştur. 

Bugün Göç İdaresi Başkanlığı Türkiye’deki göçmenlerin iş ve işlemlerini yerine getirmek, yasa dışı göç ve insan kaçakçılığıyla mücadele etmek ve yanı sıra göçmenlerin Türkiye’ye, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da göçmenlere uyumunu sağlamak için çalışmaktadır. 

Göç İdaresi Başkanlığı; insan hakları odaklılık, özgürlük ve güvenlik dengesi, güvenilirlik, çözüm odaklılık, yeniliğe açıklık, katılımcı yönetim anlayışı, tutarlılık ve öngörülebilirlik, hesap verebilirlik, şeffaflık, verimlilik, meslek etiği bilinci ve liyakat esaslarına dayanarak hizmet vermektedir.