Finans

Dünyanın güçlü ekonomileri arasında bulunan Türk ekonomisinde, rekabet kurallarının işlediği, özel sektörün ekonomide öncü, kamunun ise düzenleyici rol oynadığı, mal ve hizmetlerin bireyler ve kurumlar arasında engelsiz olarak el değiştirebildiği serbest piyasa ekonomisi uygulanır. 

Türkiye’nin başarılı ekonomik performansı, genç nüfusu, yetişmiş işgücü, liberal ve reformcu yatırım ortamı, oldukça gelişmiş altyapısı, avantajlı coğrafi konumu, düşük vergi oranları, teşvikler ve geniş iç pazarı ve 1996 yılında dâhil olunan AB ile Gümrük Birliği, yabancı yatırımcılara önemli fırsatlar sunmaktadır. 

Türkiye’de son yıllarda ekonomi alanında birçok düzenleme yapılmış, hayata geçirilen yapısal reformlarla  ekonomik kurumların altyapısı güçlendirilmiştir. Daha dayanıklı hale gelen Türk ekonomisi, yabancı sermaye için de cazip imkanlar sunmaktadır.  Reformlarla, yabancı yatırımcıların Türkiye’de yatırım yapması için uygun yasal altyapı tesis edilirken yabancı yatırımcılara, yerel yatırımcılarla aynı hak ve yükümlülükler verilerek için güvenli bir ortam oluşturulmuştur. 

Ticaret ve doğrudan yabancı yatırımlar bakımından Türkiye’yi benzersiz kılan özellik, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’ya açılan bir kapı özelliği taşımasıdır. Nitekim İstanbul’dan 4 saatlik uçuşla 50’den fazla ülkeye ve dünya ekonomisinin dörtte birini oluşturan geniş bir pazara erişim sağlanabilmektedir. 

Türkiye bürokratik engellerin büyük ölçüde kaldırılması, vergi sisteminde iyileştirmelerin sağlanması, kar transferlerinin desteklenmesi ve başarılı özelleştirme programları sayesinde dünyanın önde gelen yatırım merkezlerinden biri haline gelmiştir.